It’s Okay to Not Be Okay 1. Bölüm İncelemesi & Yorumu

Kim Soo Hyun ve Seo Ye Ji ‘nin başrolünde olduğu ‘ It’s Okay to Not Be Okay ‘ kore dizisi 1. bölüm ile güzel bir başlangıç yaptı. İlk bölümden Kim Soo Hyun beklenmedik bir şekilde aşk itirafında bulunarak bizleri heyecanlandırdı.

“O kadından korkmuş muydun?”
“Hoşlanmıştım.. Hoşlanmıştım ondan.”

It’s Okay to Not Be Okay 1. Bölüm İncelemesi & Yorumu

~~Kabuslarla Beslenen Çocuk~~

1) TVN’nin yeni hafta sonu dizisi ilk bölüm açılışını Go Moon Young (Seo Ye Ji) tarafından yazıldığını düşündüğümüz bir masal kitabının animasyonu ile yaptı. Animasyon o kadar güzel ve anlamlıydı ki izlerken çok beğendik.

Ormanda bir kalede yalnız başına yaşayan bir kız. İnsanlar “Beraberinde ölümün gölgesini getiren canavar!” diyerek ondan kaçıyor. Herkese kızgın olan kız gölde balık avlarken bir çocuğu kurtarıyor. Bu sayede ölümün gölgesi de kızı takip etmeyi bırakıyor. Onun yerine kurtardığı çocuk gece gündüz kızı takip ediyor. Ama kelebeğin kanatlarını ayırıp çocuğa gösterdiğinde çocuk da kızı terk ediyor. Kız çocuğun “Korkak!” olduğunu söylüyor üzgün bir şekilde. Daha sonra ölümün gölgesi fısıldıyor: “Hiç kimse senin yanında kalamaz. Çünkü sen bir canavarsın. Bunu asla unutma. Anladın mı?” diye soruyor. Bunun üzerine kız “Anladım Anne.” diye cevap veriyor.

its okay not be okay 1

Gösterilen animasyonun bir anlamı olacağını bölümün sonunda ki tüyolarla anlamış olduk. Moon Kang Tae ‘nin hatıralarında ki hoşlandığı kızında aynı masalda ki gibi kendisini korkuttuğunu öğrendik. Masalda anlatılanlar gerçeklerle eşleştikçe ikisinin arasındaki bağın kader olduğunu daha da çok hissettik.

2) Psikiyatri kliniğinde çalışan Moon Kang Tae (Kim Soo Hyun) ve otizm (otizm sanıyoruz) abisi Moon Sang Tae (Oh Jung Se) arasındaki bağ da çok güzel anlatılmıştı. Abisi Moon Sang Tae masal kitabı yazarı Go Moon Young‘un hayranı. Bu vesileyle Kang Tae ve Moon Young‘un bir araya gelip durduğunu görüyoruz.

İlk bölümde abisine kızgın olsa da kendine hakim olup sürekli gülen düşünceli bir Kim Soo Hyun görüyoruz. Ki iyi ki görüyoruz. Çünkü gülümsemek kendisine çok yakışıyor. “Beni mi daha çok seviyorsun? Go Moon Young’u mu?” sorusuna da cevap alsaydı iyiydi diye düşünmeden edemiyoruz.

3) Gelelim tam bir cadı gibi davranan ünlü masal kitabı yazarımız Go Moon Young‘a. Kendisini çok güzel giydirdiklerini şimdiden söyleyelim. Kıyafetleri özenle seçilmiş belli. Yazarımız masal kitapları yazıyor ama çocuklardan pek de haz etmediğini söyleyebiliriz.

Yazdığı masallarda prenseslerin değil cadıların güzel olduğunu vurgulayan bir yazar kendisi. Öyle ki masallarının karanlık yönlerinden dolayı çocuklar için uygun olmadığını düşünenler var. Bizce yazdığı masalların hepsinin ailesi ve çocukluğu ile alakası var. Bu yüzden karamsar masallar yazıyor. Bu durum bizleri daha da meraklandırıyor.

4) Çiftimizin ilk karşılaşmasına gelecek olursak, ilk bölümde uzun uzun bakışmalar karşıladı bizi. Zira hint dizilerinde görsek bıkıp usandığımız bu uzun uzun bakışmalar keşke daha uzun olsaydı diye düşünmeden edemedik. “Hayır! Kim Soo Hyun ve yakışıklılığı ile alakası bile yok!” diyen yalancı iç sesimizi duymazdan geliyoruz.

Go Moon Young‘u sigara içmesin diye uyarırken onu tanıyormuş gibi bakması ilk başlarda meraklandırıyor. Abisinin hayran olduğu yazar diye öyle baktığını düşünüyoruz bir an ama bakışları resmen onu tanıdığını gösteriyordu. Allah’tan bölümün sonunda öğreniyoruz da bu merakımız da uzun sürmüyor.

5) İlk bölümde yazarımızın neden babasını öldü olarak kabul ettiğinin de cevabını kısmen alıyoruz. Masal okumak için geldiği psikiyatri hastanesinde kızını öldürmek isteyen psikolojik rahatsızlığı olan bir babayı durduran Moonyoung‘un geçmişine göz atarken küçükken babasının da kendisini bu psikolojik hasta gibi boğmaya çalıştığını görüyoruz.

Bu şekilde karanlık masal kitapları yazmasını bir nebze açıklıyor olsa da annesine olan kinini de düşündüğümüz zaman çocukluğunda ne yaşadı da bu kadar ilginç bir kişiliği oldu diye düşünmeden edemiyoruz. Bu arada adamı hasta değilde mikrop olarak tanımlayan Moonyoung elindeki bıçağı adama doğru sallayınca çıplak elle bıçağı tutan Kang Tae‘yi ve hasta adamın yüzüne sıçrayan kanı gördüğümüzde “Ne oldu yav? Hadi bıçağı çıplak elle tutup engelledi anladık. Adama o şekilde nasıl kan sıçradı?” gibi belirsiz sorular aklımızdan geçse de çiftimizin uyumu bize çokta ayrıntıya takılmamamız gerektiğini hatırlatıyor.

6) Ok Psikiyatri Hastanesi’nde hemşire olarak çalışan Nam Ju Ri ve Moonyoung arasında ilişkide merak uyandırıyor. Moonyoung‘un babasının bakıldığı hastanede çalışan Ju Ri yazarımızı arar. Babasının ameliyatı için imza atması lazımdır. Lakin Moonyoung babasının zaten öldüğünü söyler. İmzayı bu kadar çok istiyorsa gelip kendisinin almasını belirtir.

Bunun üzerine imzayı almaya giden Nam Ju Ri ile Moonyoung da tanıştıklarını anlarız. Geçmişte ne gibi bir ilişkileri olduğuna ilk bölümde yer verilmedi ne yazık ki. Ama Nam Ju Ri‘nin Moonyoung‘dan pek hoşlanmadığını anlayabiliriz. Bakalım gelecek bölümlerde aralarında ki ilişki ne olacak?

7) Bunların yanı sıra bölümün sonlarına doğru art arda merak ettiren sahneler görüyoruz. Kang Tae ile Moonyoung‘un birbirlerini düşünmeleri, Moonyoung‘un anne ve babasının fotoğrafına hüzünlü bir şekilde bakması, hastanede ki kurtardığı kızın babasının ölü bulunması, yazarımızın küçük kıza bir kitap bırakması ve en önemlisi Kang Tae‘nin abisinin kelebeklere karşı neden takıntısı olduğunu anlamlandıramadığımız bir rüya izliyoruz.

Abisinin kelebeklerden kaçarken ki rüyası ve yazarımızın kelebekli masalının da bir bağlantısı var büyük ihtimal. Moon Kang Tae’nin de bir işte bir yıldan fazla çalışmaması ve sürekli taşınmalarının da bununla ilgisi var sanıyoruz. Geçmişte her ne yaşandıysa hepsi birbiri ile bağlantılı diye düşünüyoruz. Tabi bölümler bize ne gösterecek bilemeyiz.

8) Son olarak abisinin hatırı için yazarın imzasını almak için yayın evine giden Kang Tae ve Moonyoung yine karşı karşıya gelir. Burada da hint dizilerine taş çıkaran uzun bir bakışmadan sonra neden geldiğini soran yazarımıza Kang Tae “Seni görmek için geldim.” cevabını verdiğinde bizler “Ne oluyoruz daha dün bir bugün iki. Abin için imza almaya geldin ya!” diye düşünürken “Gözlerin eskiden tanıdığım birinin gözlerini hatırlattı.” diye devam ediyor Kang Tae. Sonrasında ise yazının en başında yazdığımız diyalog gerçekleşiyor.

“O kadından korkmuş muydun?”
“Hoşlanmıştım.. Hoşlanmıştım ondan.”

Ve dizinin birinci bölümü bu şekilde sona eriyor.

It’s Okay to Not Be Okay 1.Bölüm Sonunda Merak Edilenler

~~Kang Tae ve Moonyoung geçmişte nereden tanışıyorlardı?
~~Moonyoung’a annesinin canavar demesinin sebebi ve babasının neden kendisini öldürmek istediği?
~~Kang Tae’nin abisinin kelebek takıntısının ne olduğu, bu yüzden sürekli neden taşındıkları ve bu kelebeklerin Moonyoung ile bağlantısı olup olmadığı?
~~Psikiyatri hastanesinde ölü bulunan babayı kimin öldürdüğü?
~~Hemşire Nam Juri ve Moonyoung arasındaki ilişki?

Merak uyandıran dizileri sevdiğimiz için bu sorular izleme isteğimizi daha çok arttırdı. Anlayacağınız diziyi gayet beğendik. Özellikle Kim Soo Hyun ve Seo Ye Ji arasındaki uyumu çok beğendik. Bakalım gelecek bölümlerde bizleri neler bekliyor.

Siz ilk bölümü izlediniz mi? Neler düşünüyorsunuz? Aşağıda yorumlarda düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz!

missy

Kendi halinde geçinip giden nev'i şahsına munhasır

Bir Cevap Yazın